d grubu - Blogcu



d grubu

17/5/2006 - ECE YAŞAYACAK YAŞAYACAK ÇÜNKÜ HAYAT ONU İSTİYOR!!

             

yardım etmek mi istiyorsun o zaman dinle  yaşama sevinci getir bana  çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden ihtiyacım var bu ara!!!

 

arkadaşlar!!! bu yazıyı nolur kaale almamazlık etmeyin! çünkü söz konusu olan bi gencin hayatı! ewet o 19 yaşında yerinde duramayan kıpır kıpır bi kız-dı! ama şimdi hastalığın pençesinde kıvranıyor! adı ece.. orhangazili! arkadaşım olmasa bende inanmaz yine birileri bazı şeyleri kullanarak bişeyler elde etmeye çalışıo die düşünürddüm! ama öyle deil inanın! ece bir lösemi hastası! we acilen ilik nakli gerek! tabi bunun içinde para! gerekli olan miktar tam tamına 160.000 ytl! ve bu paranın haziranın sonuna kadar toplanması gerek.. tamam belki çok gibi gözüküo! bizler ilçe olarak fazlasıyla çabalıyoruz ama eger sizde duyarlı olur ufak bi miktarda olsa gönderirseniz biz umutluyuz! nolur arkadaslar duyarlı olalım! bu bizimde basımıza gelebilirdi! ece için bağışlarınızı bekliyoruz!!! hiç değilse dualarınızı eksik etmeyin nolur.. ececim allah yardımcın olsun arkadaşım..
VAKIFBANK ORHANGAZİ ŞUBESİ HESAP NO:00158007285948146

nolur bakın ve görün: http://ece.oetal.org

                                          http://www.eceuslu.org

                                          http://www.eceuslu.ws.tc/

 

O YAŞAYACAK

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/5/2006 -

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor,

sevilmekten  korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için  konuşmaktan korkuyor  eleştirilmekten korktuğu için  duygularını ifade etmekten korkuyor  reddedilmekten korktuğu için  yaşlanmaktan korkuyor gençliğin kıymetini bilmediği için  unutulmaktan korkuyor dünyaya iyi bir şey  vermediği  için...

.....ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için... 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/5/2006 - ....OLMASSA OLMAZ OYUNU.......

aci olmassa tatli olmaz

gece olmazsa gündüzde olmaz..

 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/5/2006 - sevgimi kağıt sandala yükledim

Gidiyorsun biliyorum. Küçük ve kırık adımlarla uzaklaşıyorsun yanımdan. Ürkek bir keçi
yavrusu kadar sessiz, gidiyorsun. "Kaçar gibisin" diyesim geliyor. Gözlerinde yabancısı
olduğum, tanımlayamadığım karartılar dolaşıyor.Buğulu bakıyorsun. Daha önce hiç duymadığım
kelimelerle, senin olmayan cümlelerle konuşuyorsun. Anlayamıyorum.
Sana benzemiyorsun uzun zamandır. Yeni ve tedirginsin. Hangi ağacın, hangi
dalında daha güvende olacağını bilemeyen bir saka kuşu kadar cılız darbelerin.
Uçamıyorsun.
Böylesin. Ne söyleyebilirim ki.... Kendi seçimin...
Kendi doğrun...
Öyle olsun... Git....
Git, dünyanın bütün ağaçlarının gölgesinde tek başına otur. Kimselerin
bilmediği şarkılar söyle, sesine başka sesler katılmasın. Yanı başına
düşen yaprağa aldırma, gagasıyla avucunu tıkırdatan kavuniçi kanatlı kuşa
kırıntı atma, göle taş atma....
Yapabilirsen yap bunları..... Değiş... Ne istiyorsan öyle olsun.
Rüyalarını kimseye anlatma, kimselere endişelenme.
Dağ yamaçlarının, adını bilmediğin sessiz çiçekleri hep "adını bilmediğin
çiçekler" olarak kalsın. Kitap sayfaları arasına papatya koyma, kurutma,
gün gelip kimselere kuru çiçeklerle tazelenen sevgiler uzatma. Bunu hayalini
bile kurma.
Küçük sürprizler düşünme sözgelimi. Bir balık kadar sessiz ol. Tanrı kadar
yalnız.
Senin yaşamın, ne söyleyebilirim.
"Geçecek" demekten, beklemekten başka ne gelir elimden. Sabrederim.
Umutlanırım. Kendimi oyalarım. Yalnız kalmak istiyorsan buna bir şey diyemem.
Ama ben ne olacağım?
Kimsesiz kalacağım. İşte söylüyorum sana. Sözümün içinde bir yerlere koy.
Sakla.
Ve inan.
Çekip gideceksin, bunu anladım. Hatta belki "gittin" bile. Ben yeni yeni
anlıyorum. En son ne zaman bakmıştın gözlerime ve en son ne zaman göz
bebeklerimiz karışmıştı birbirine.
Ah dilimin ucuna neler geliyor! Söylemekten ürküyorum. Sana olacakları,
düşünüyorum, ürküyorum. Bana olacakları düşünüyorum... İşin içinden
çıkamıyorum. Buna değer mi diyorum... Değmez, biliyorum.
Çünkü biliyorum. Çekip gitmek insanı nasıl yaralar biliyorum. Nasıl yalnız
ve kimsesiz kalıyor insan. Nasıl gecelerin karası yüreğini sıvıyor, nasıl
gözlerine mil çekiliyor biliyorum.
Şimdi yüreğime çöreklenmiş acının her zerresini yeniden tadarak gidişini
seyrediyorum.
Üstüne "seviyorum" yazdığım bir kağıttan sandal yapıyor, dereye
bırakıyorum.
İster yüzsün, ister batsın, ister bir çalıya takılsın o kağıt sandal hep
derenin bir yerinde olacak biliyorum.
Ancak böyle rahatlıyorum...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/4/2006 -

Çok zaman önceydi.O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.

İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.

Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.

Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.

Bir parçasına dün dedi, diğer parcasına bugün, öteki parçasına da yarın.

Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.

Dünü düsünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı;

ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.

Farkında olmadan rezil etti bu gününü.

Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu.

Bir türlü beceremedi.Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.

Bu günü eline yüzüne bulaştırdı... Mutsuz oldu insan.

Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı;

ama bugünü hiç yaşayamadı.Ne yarın ne de dün!*

Can DündaR

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

bak arkadaşım eğer beni ekersen seni biçerim......

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

nehirr
ceyonimo
geyikfm09
octopus
sinankocak
dolls
ahmetkoseoglu
borasaban
chaotunc
aqademic
Visit The Doll Palace [Where Cartoon Dolls Live]Visit The Doll Palace [Where Cartoon Dolls Live]...:::MİNİ SOHBET:::...